No menu items!

    Türk Hukukunda Adli Yardım

    Adli Yardım Hakkında Genel bilgi

    H

    ukuk devletinde, kişilerin haklarını bizatihi kendilerinin almaya kalkışması, bir başka deyişle ihkak-ı hak, yasaktır ve bu durum ceza kanunlarında suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, maddi hukukun kendilerine tanımış olduğu haklarına kavuşmak isteyen kişiler, Devletin yetkili makamlarına başvurmak durumunda kalmaktadır. Kişilerin başvuruda bulunduğu bu makamlar; mahkemeler ve icra daireleridir.

    Hukukumuzda, mahkemelerden hukuki koruma talep edilmesi (dava açılması, çekişmesiz yargı işlerinde talepte bulunulması vb.) veyahut icra dairelerinde takip yapılması bedelsiz olmayıp, hak arayışında olan kişinin birtakım harç ve giderleri peşin olarak ödemesi gerekmektedir. Bu durum; söz konusu harç ve giderleri ödeme gücünden yoksun (fakir) kişiler için ciddi bir mali külfet oluşturmakta, kişilerin sırf yoksul olmaları sebebiyle aslında (maddi hukuk bakımından) haklı olmalarına rağmen Devletin yetkili makamlarından (mahkemelerden ve icra dairelerinden) haklarının saptanmasını ve/veya yerine getirilmesini isteyememesi sorununu meydana getirmektedir. Bu sorunun önüne geçilebilmesi amacıyla kanun koyucu tarafından adli yardım kurumu kabul edilmiştir.

      Adli yardım, maddi hukuk bakımından haklı olan kişinin, yoksulluğu sebebiyle yukarıda zikredilen harç ve giderlerden geçici olarak muaf tutulmasıdır. 

                Adli yardım, yalnızca davalarda değil, icra ve iflas takiplerinde ve (ihtiyati tedbir gibi) geçici hukuki koruma taleplerinde de olanaklıdır. Ayrıca, adli yardım sadece ilk derece (hüküm) mahkemesinde değil, bunun yanında istinaf ve temyiz kanun yollarında da talep edilebilir.

    Adli yardım talep edebilecek kişiler kimlerdir?

    • Türk vatandaşı gerçek kişiler
    • Yabancılar (Bu kişilerin adli yardımdan yararlanabilmeleri için ayrıca mütekabiliyet şartının gerçekleşmesi gerekir (HMK m. 334/3). Bu konuda bkz. Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi m. 20-24; Avrupa İkamet Sözleşmesi m. 8/1)

    Tüzel kişiler kural olarak adli yardımdan faydalanamaz. İstisna olarak, Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler (HMK m. 334/2).

    Adli yardımın şartları nelerdir?

    • Yoksulluk şartı: Kişinin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olması gerekmektedir (HMK m. 334/1).
    • Haklı olma şartı: Kişiler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler (HMK m. 334/1)

    Adli yardım başvurusu nereye yapılır?

    Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir (HMK m. 336/1). Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır (HMK m. 336/3).

    Adli yardım talebinde bulunan kişinin mahkemeye neleri sunması gerekir?

    Kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır (HMK m. 336/2).

    Adli yardım talebinin incelenmesi

                Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır (HMK m. 337/1).

                Mahkeme, adli yardım talebinde bulunan kişinin sunduğu belgelerden, adli yardım koşullarının gerçekleştiği kanısına varırsa, adli yardım talebinin kabulüne karar verir.

    Buna karşılık, söz konusu koşullardan birinin gerçekleşmediği kanaatine varan mahkeme, adli yardım talebinin reddine karar verir. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir (HMK m. 337/1).

    Adli yardım talebinin reddine dair karara itiraz

                Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir.  Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir. (HMK m. 337/2).

    Adli yardım talebinin kabulüne dair karar ne zamana kadar hüküm ve sonuçlarını doğurur?

    Adli yardım talebinin kabulüne ilişkin karar, kaldırılmadığı müddetçe hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m. 335/3). Buna karşılık, Adli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucu yanlış bilgi verdiği ortaya çıkar veya sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa adli yardım kararı kaldırılır (HMK m. 338/1).

    Adli yardım talebinin kabulüne dair kararın ilgiliye sağladığı hususlar nelerdir?

    • Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet.
    • Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten muafiyet.
    • Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi.
    • Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini (HMK m. 335/1).

    Adli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir (HMK m.340).

    Adli yardımla ertelenen yargılama giderlerinin tahsili ne şekilde olur?

    Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur (HMK m. 339/1).

    Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir (HMK m. 339/1). Fakat Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme, hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir (HMK m. 339/2).

    Avukatlar bakımından adli yardım 

                1136 sayılı Avukatlık Kanununda da adli yardıma ilişkin hükümler mevcuttur. Bu konuda bkz. Avukatlık Kanunu m. 176 vd. , Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği.

    İdari yargıda adli yardım

                2577 sayılı İYUK m. 31 uyarınca, HMK’deki adli yardıma ilişkin hükümler idari yargıda da caridir.

    Arabuluculuk bakımından adli yardım

                Arabuluculuk ücretini karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir. Bu konuda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 ila 340 ıncı maddeleri kıyasen uygulanır (6325 sayılı Kanun m. 13/3).

    İÇERİK YORUMLARI

    BENZER İÇERİKLER