AYM Kararı Işığında Hakaret Suçunun Ön Ödeme Kapsamına Alınması

HAKARET SUÇUNUN ÖN ÖDEME KAPSAMINA ALINMASI VE ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 27.03.2025 TARİHLİ ve 2024/197 E., 2025/86 K. SAYILI KARARI KAPSAMINDA BİR DEĞERLENDİRME

Öncelikle madde metni üzerinden suçun nasıl düzenlendiğine bir bakmak kanunda yapılan değişiklikleri ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını anlamak bakımından önemlidir. Hakaret suçu Türk Ceza Kanunun 125. Maddesinde düzenlemiştir. Bu maddede hakaret suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak birden farklı şekilde işlenmesi mümkün olacak şekilde düzenlenmiştir. Birinci fıkrada huzurda hakaret yani hakaret içeren ifadelerin muhatabı dışında en az üç kişinin algılayabileceği şekilde toplum içerisinde muhataba sözel olarak yöneltilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında ise hakaret fiilinin yazılı, sesli veya görüntülü bir ileti ile işlenmesi hali düzenlenmiştir. Akabinde üçüncü fıkrada ise hakaret fiilinin işlenişi bakımından mağdurun kamu görevlisi olması veya hakaret söyleminin dini yahut diğer kutsal sayılan değerlerin hedef alınarak işlenmesi gibi suçunun nitelikli hallerine yer verilmiştir.

 

Hakaret Suçu
Hakaret Suçunun Ön Ödeme Kapsamına Alınması

 

Günümüzde hakaret suçunun, mağdurun huzurunda hakaret hareketi olarak işlenmesi halinden daha çok yazılı bir ileti şeklinde işlenmesi hareketinin daha yaygın olduğu görülmektedir. Özellikle son yıllarda sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte hakaret suçunun yazılı ileti ile yoluyla işlenmesinde ciddi bir artış olmuştur. Sosyal medyadaki linç kültürünün de bu suçtaki artışa bir zemin oluşturduğu söylenebilir. Bu şekilde işlenilen hakaret suçlarında meydana gelen ciddi artış da adli makamların bu suçları soruşturmalarındaki iş yükünü artırdığından 2024 yılında yapılan değişiklikle bu suça uygulanacak usul hükümlerinde esaslı değişiklikler yapılmıştır.

 

Hakaret Suçuna Öngörülen Zamanaşımının Değiştirilmesi

 

7531 sayılı ve 14/11/2024 tarihli yasa ile hakaret suçunun yargılamasında bazı esaslı değişiklikler yapılmıştır. İlk olarak anılan kanunun 14. Maddesi ile TCK’na eklenen “Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.”  hükmü neticesinde hakaret suçu için öngörülen 8 yıllık zamanaşımı yerine 2 yıllık görece kısa bir zamanaşımı süresi ihdas olunmuştur.  Bu değişiklikle günümüzde dosya sayısı ciddi şekilde artan hakaret suçlarında daha kısa bir zamanaşımı süresi öngörülerek hakaret suçu bakımından yargının dosya yükü hafifletilmesi amaçlanmıştır.

 

Ayrıca 7531 sayılı kanunun 18. Maddesi ile Ceza Muhakemesi Kanununa Geçici 7. Madde eklenerek hakaret suçunda uygulanacak zamanaşımı süresi değişikliğinin soruşturma veya kovuşturma evresinde olan fiiller bakımında uygulanmayacağı düzenlenmiştir. Geçici 7. Maddede “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından uygulanmaz.” denilerek yasa değişikliğinden önce soruşturma veya kovuşturma aşamasında bulunan dosyaların bu kanun değişikliğinden faydalanması yolu kapatılmıştır.

 

Ceza Muhakemesi Kanuna eklenilen bu hüküm çok temel olan lehe kanunun uygulanması ilkesine de aykırılık oluşturduğu söylenebilir.  Failin lehine olan kanunun geçmişe etkili olacağını ifade eden TCK m.7/2 hükmüne aykırı olarak ihdas edilen bu madde yargılaması devam eden dosyalardaki şüpheli veya sanıklar için uygulanmaması hakkaniyetli bir yaklaşım olarak kabul edilemeyebilir.

7531 sayılı kanunla Hakaret Suçunun TCK M.125/2 İle 125/3-B,C Fıkraları Bakımından Ön Ödeme Hükümlerinin Uygulanması Öngörülmüştür.

 

Hakaret suçuna öngörülen ceza 3 aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası iken bu hüküm değişmemekle birlikte hakaret suçu TCK m. 75 eklenen bir fıkra ile ön ödeme kapsamına alınmıştır. Yani fail, aleyhinde dava açılmasını önlemek amacıyla belirli bir miktar para cezasını ödeyerek atılı suçtan kaçınabilecektir. 7531 sayılı kanun 15. maddesi ile hakaret suçunun yazılı, sesli veya görüntülü bir ileti ile işlenmesi hali ile 3. Fıkrada belirtilen nitelikli hallerden dine göre kutsal sayılan değerlere veya kişinin dini, siyasi, felsefi inanç veya düşünce açıklamaları dolayısıyla hakaret edilmesi şeklindeki nitelikli halleri bakımından ön ödeme uygulanması öngörülmüştür. Bu kapsamda hakaret suçunun huzurda işlenmesi hali ile mağdurun kamu görevlisi olduğu nitelikli hali ön ödeme uygulaması dışında tutulmuştur.

 

Kanun koyucunun hakaret fiilinin işlenme hareketlerinden belirli bir şeklini ön ödeme kapsamına dâhil etmesi ve diğer halleri bakımından önceki uygulama olan uzlaşma kapsamında bırakması bilinçli bir tercih olarak görülebilir. Yazımızda vurgulandığı üzere yargıdaki dosya yükünü artıran hakaret suçu hareketi, yazılı, sesli veya görsel bir ileti yoluyla sosyal medya mecralarının kullanılarak işlendiğinden özellikle bu hareketin ön ödeme kapsamına alınarak para cezasıyla yaptırıma bağlandığı söylenebilir.

 

Kanun koyucunun bu yasa değişikliği ile maksadının ne olduğundan bağımsız olarak bu değişikliğin sonuçlarına bakarsak hakaret suçunun yaptırımı olarak yalnızca para cezası öngörülmesi caydırıcılığı azaltabilecektir.

 

Üzerinde durulması gereken bir diğer husus da ön ödeme kapsamında yer alan hakaret dışındaki diğer suçlara baktığımızda genel olarak kamu düzenini bozan ve tehlike suçu olarak nitelendirebileceğimiz ve somut bir zararın ortaya çıkması beklenilmeyen suçlar olduğu görülmektedir. TCK m. 75/6’da sayılan ön ödeme kapsamında değerlendirilen suçlar aşağıda sayıldığı gibidir:

 

 TCK m.75/6: Bu madde hükümleri;

  1. a) Bu Kanunda yer alan;
  2. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
  3. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.)Hakaret (125 inci maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası),
  4. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
  5. Çevrenin taksirle kirletilmesi
  6. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
  7. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları)suçları,
  8. b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
  9. c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.)21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç,
  10. d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suç,

bakımından da uygulanır.

 

Görüldüğü üzere ön ödeme kapsamında yer alan diğer suçlarda doğrudan bir mağdurdan bahsetmek mümkün değilken hakaret suçunda işlenilen hakaret fiili ile şeref ve onuru rencide olan bir kimse bulunmaktadır. Bu nedenle hakaret suçunun ön ödeme hükümlerinin uygulanması, şeref ve onuruna saldırılan mağdur açısından çok da tatmin edici kabul edilmeyecektir.

 

Ayrıca belirtmek gerekir ki hakaret suçunun kamu görevlisine karşı işlendiği nitelikli halinde ön ödeme hükümleri uygulanmayacaktır. (TCK m.125/3-a)

 

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 27.03.2025 TARİHLİ ve 2024/197 E., 2025/86 K. SAYILI KARARI

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Murat EMİR, Gökhan GÜNAYDIN, Ali Mahir BAŞARIR ile birlikte diğer 129 Milletvekilinin İptal davasına ve İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi ile birlikte Ankara 27 Asliye Ceza Mahkemesi başta olmak üzere toplamda 15 mahkemenin İtiraz davasına konu ettiği 7531 sayılı kanunun 15. ve 18. Maddelerinin iptal edilmesini talep etmişlerdir.

 

  • Kanun’un 15. Maddesiyle 5237 Sayılı Kanun’un 75. Maddesinin (6) Numaralı Fıkrasının (a) Bendine Eklenen (2) Numaralı Alt Bentte Yer Alan “…ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve dördüncü fıkrası…” İbaresinin İncelenmesi

 

Anayasa Mahkemesi 7531 sayılı sayanın 15. Maddesini inceleme konusu yapmış ve 27.03.2025 tarihli oturum ile bu maddenin Anayasa’ya aykırılığına karar vermiştir. İptal gerekçesi olarak hakaret suçunun işleniş şekli anlamında TCK m. 125/1 yani suçun basit hali (huzurda hakaret) ile TCK m.125/2(Yazılı, sesli ve görüntülü bir ileti ile hakaret) arasında eşitlik ilkesine aykırı olarak farklılık oluşturulduğu değerlendirilmiştir. Suçun işleniş hareketi farklı olmakla birlikte fiilin toplum üzerindeki etkileri ve fiiller için öngörülen ceza miktarları yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı belirtilmiş ve bu gerekçeyle Ay. 10. Maddesine aykırı görülerek iptal edilmiştir. İptal hükmünün yürürlük tarihi kararın yayınlanmasından 9 ay sonra belirtilmiştir.

 

72.Kuralda hakaret suçunun basit hâlinin düzenlendiği 125. maddenin (1) numaralı fıkrası ön ödeme kapsamına alınmamasına karşın söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan nitelikli hâllerde ve suçun (2) numaralı fıkrada belirtilen araçlarla işlenmesi hâlinde ön ödeme hükümlerinin uygulanmasına imkân tanınmıştır. Ön ödeme kurumunun uygulanması açısından (1) ve (2) numaralı fıkralardaki suç teşkil eden fiiller arasında nitelik, içerik ve yoğunluk ile suçla korunan hukuki değer, fiilin toplum üzerindeki etkileri ve fiiller için öngörülen ceza miktarları yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı hâlde suçun nitelikli hâlleri ile belli şekillerde işlenmesi durumunda ön ödeme kurumu uygulanırken suçun basit hâlinin ön ödeme kapsamına alınmaması suretiyle oluşturulan farklı muamelenin nesnel ve makul bir temeli tespit edilememiştir.

  1. Dolayısıyla mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle hakaret suçunu işleyen fail ile doğrudan huzurda ya da gıyapta hakaret suçunu işleyen fail arasında ön ödeme hükümlerinin uygulanması bakımından nesnel ve makul bir temele dayanmaksızın farklılık oluşturan kuralın kanun önünde eşitlik ilkesiyle bağdaştığı söylenemez.
  2. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
  • Kanun’un 18. Maddesiyle 5271 Sayılı Kanun’a Eklenen Geçici 7. Maddenin (1) Fıkrasının İncelenmesi

 

Anayasa Mahkemesi 7531 sayılı yasanın 18. Maddesiyle CMK’na eklenen Hakaret suçunun zamanaşımı süresinin 2 yıl olarak uygulanması yasa değişikliğinin soruşturma veya kovuşturma evresine geçmiş fiiller hakkında uygulanmayacağı hükmünün Ay. M.2 kapsamında Anayasa’ya aykırılığı konusunu değerlendirmiş ve nihai olarak bu maddenin Anayasa’ya aykırı görülmediği kabulüyle iptal talebinin reddine karar vermiştir.

 

Anayasa Mahkemesi itirazın reddi kararı gerekçesi olarak iptali istenen hükmün bir usul kuralı olduğu ve usul hukukunda derhal uygulanma ilkesinin geçerli olduğunu belirterek usul hükümlerinde lehe kanun uygulamasının bulunmadığını ifade etmiştir. Bahsi geçen yasa değişikliğinden önce şikâyet hakkını kullanarak soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş fiiller bakımından bu şikâyet hakkın kullanılması bu dosyalardaki failler açısından da yeterince hukuken öngörülebilir olduğu belirtilmiştir.

 

“75. 5271 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin itiraz konusu (1) numaralı fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 73. maddesinin (2) numaralı fıkrasında 7531 sayılı Kanun’la yapılan düzenlemenin 5271 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından uygulanmayacağı öngörülmektedir.

82. Ceza muhakemesi hukuku kuralları ise işlendiği iddia edilen fiilin ortaya çıkarılması için uygulanacak yöntemleri belirler. Bu nedenle ilke olarak yargılama usulüne ilişkin hükümlerde yapılan değişiklikler, lehe ya da aleyhe değerlendirmesi yapılmaksızın derhâl uygulanma ilkesine tabidir.

İtiraz konusu kural kapsamında anılan Kanun’un 73. maddesinin (2) numaralı fıkrasına 7531 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle eklenen düzenlemenin söz konusu değişikliğin yapıldığı tarihte soruşturma ve kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmamasının tamamlanmış muhakeme işlemlerinin sonuçlarına etki eden bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle kural, usul hukukundaki derhâl uygulanma ilkesine uygun olarak devam eden soruşturma ve kovuşturmalar açısından yapıldığı tarih itibarıyla usulüne uygun olan şikâyetlerin doğurduğu hukuki sonuçları ortadan kaldırmamaktadır. Bu bağlamda anılan Kanun’la yapılan değişiklikten önce şikâyet hakkını kullanmış olan kişilerin bu muhakeme işleminden kaynaklı hakları korunmaktadır.

Diğer yandan söz konusu şikâyete bağlı olarak ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına muhatap olan kişiler yönünden usulüne uygun olarak yapılan şikâyetin muhtemel etki ve sonuçlarının yeterli derecede öngörülebilir olduğu da ortadadır. Bu itibarla kuralda hukuk güvenliğine ve dolayısıyla hukuk devleti ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.

87. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.”

 

7531 sayılı kanunun 15. Maddesinin iptali hakkında Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarihinde vermiş olduğu bu karar 29/05/2025 tarihinde Resmi Gazete ’de yayınlanmış ve iptal edilen hükümlerin yayınlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

 

24/12/2025 tarihli 7571 sayılı yasanın 16. Maddesi ile Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yasal değişiklik yapılmış ve TCK m. 75’e hakaret suçu “2. Hakaret(Maddenin üçüncü fıkrasının a bendi hariç, 125. Madde)”  olarak eklenmiştir.

 

SONUÇ OLARAK;

 

Hakaret suçu, suçun hangi hareket ile işlendiğine bakılmaksızın ön ödeme kapsamında para cezası ile yaptırıma bağlanan bir suç olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda başlatılan soruşturmada şüphelinin ön ödeme ihtarının gereğin yerine getirmesiyle birlikte aleyhinde ceza davası açılmadan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilecektir. Bir de istisna olarak hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlendiği nitelikli hali ise ön ödeme kapsamı dışında kalmaya devam etmektedir.

 

İlaveten belirtmek gerekirse ön ödeme kapsamında yaptırım uygulanan sanığın 5 yıl içerisinde aynı eylemi tekrarlaması halinde yeniden ön ödeme hükümlerinin uygulanmayacağını hatırlatmakta fayda görüyoruz. (TCK m. 75/6-d-son cümle)

 

KAYNAKÇA


  • ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 27.03.2025 TARİHLİ ve 2024/197 E., 2025/86 K. SAYILI KARARI
  • 07/11/2024 TARİHLİ VE 7531 SAYILI YASA
  • 24/12/2025 TARİHLİ VE 7571 SAYILI YASA
  • 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU

Av. Esra Doğdu

Av. Esra DOĞDU

Hakaret Suçunun Ön Ödeme Kapsamına Alınması konusu ile ilgili bilgi almak için şimdi iletişime geçin!

0312 284 16 61

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN

- YASAL UYARI -

yasal-uyari

MCT Hukuk Bürosu, sitede yer alan tüm bilgilerin, zaman içerisinde gelişim ve değişim gösterecek olan güncel hukuk sistemimize uyarlanacağına dair hiçbir garanti vermemektedir. Hukuki makalelerde yer alan bilgilerin dayandığı kanun hükümleri ve yargısal uygulamalar zaman içerisinde değişiklik göstermesi ihtimal dahilinde ve kaçınılmaz olup, ihtiyaç halinde yapılabilecek en doğru davranış, avukatınız ile birebir görüşmek ve destek almaktır. Bu anlamda tarafımızca hiçbir hukuki mesuliyet kabul edilmemektedir. Sitemizde yer alan bilgiler, mesleki dayanışma kapsamında meslektaşlar tarafından kullanılabilir. Ancak bu sitedeki yayınların haber sitesi vb. internet sitelerinde kullanılabilmesi için yayının alınmış olduğu kaynak açıkça gösterilmeli veya bu internet sitesine link verilmek suretiyle (backlink) kaynağa atıf yapılmalıdır; bu şartların sağlanmış olması halinde ayrıca MCT Hukuk Bürosu yetkililerinden izin alınmış olması gerekmemektedir.

KİTABIMIZ YAYINDA

OLAĞANÜSTÜ HAL HUKUKU